UEFA’dan Kritik Fenerbahçe Açıklaması

Şike soruşturması nedeniyle başı ağrıyan Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’ne katılabilecek mi?
Deutsche Welle Türkçe Servisi’nin görüşlerine başvurduğu UEFA kaynakları, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılıp katılamayacağına dair önemli açıklamalarda bulundu. Bu yılın Türkiye süper Ligi şampiyonu Fenerbahçe ile ilgili olarak yürütülmekte olan şike soruşturması ile ilgili olarak Avrupa Futbol Federasyonları Birliği UEFA sessizliğini bozdu.

UEFA basın bürosu sözcüsü, Deutsche Welle Türkçe Servisi’ne yaptığı açıklamada, UEFA’nın direkt olarak Fenerbahçe olayına karışmak istemediği vurguladı. Aynı yetkili, “Şu anda ortam çok karışık UEFA olarak geleceğe yönelik herhangi bir spekülasyonda bulunmak istemiyoruz. Ancak, bizim için hukukun temel kurallarından olan suçsuzluk karinesi esastır.

Tersi ispatlanana kadar insanların masum olduğu ilkesi bir evrensel hukuk kuralı. O nedenle soruşturma sürüyor olsa da Fenerbahçe yasal hakkı doğrultusunda, Türkiye Futbol Federasyonu’nun vereceği karara göre, şampiyonlar ligi maçlarını yapmaya devam edebilecek. UFEA’nın Fenerbahçe’nin maçlarını askıya aldığı veya alacağı gibi bir durum söz konusu değil. Bu Türk futbolunun iç sorunudur. Türkiye Futbol Federasyonu, Fenerbahçe ile ilgili kararları alacaktır. Bizim açımızdan ise evrensel hukuk kuralları geçerlidir” dedi.

Top Türkiye Futbol Federasyonu’nda

Fenerbahçe soruşturmasında UEFA’nin olayın herhangi bir tarafı olmadığını vurgulayan, basın bürosu sözcüsü, Deutsche Welle Türkçe’ye yaptığı açıklamada “Biz konunun Türkiye ve Türk futbolu için ne kadar hassas ve önemli olduğunun farkındayız. O nedenle olayın bir tarafı gibi gösterilmek istemiyoruz. Bizim açımızdan bu soruşturma tamamen Türk Futbol Federasyonu’nun konusudur” dedi.

Soruşturmanın kısa sürede tamamlanmama ihtimaliyle ilgili bir soruya ise basın bürosu sözcüsü, ” Soruşturma sonunda bir yargılama olup olmayacağı henüz belli değil. Bir yargılama olur ve sonuçlanması uzun zaman alırsa bile bu durum biraz önce söylediğim, masumiyet karinesi ışığında değerlendirilir” dedi.

Bugüne kadar benzer bir olay ile karşılaşmadıklarını bildiren basın sözcüsü, “Bu nedenle bu olaya ilişkin daha önceden oluşmuş genel bir uygulama yok. Türkiye Futbol Federasyonu’nun tavrı önemlidir. Çünkü bu şu anda tamamen bir iç sorun” dedi.
(Deutsche Welle) [2845317]

Mosturoğlu da Hastaneye Kaldırıldı!

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın ardından Asbaşkan Şekip Mosturoğlu da rahatsızlandı.

Şike soruşturmasında gözaltına alınan Fenerbahçe Kulubü Başkanı Aziz Yıldırım rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmıştı.

Şeker ve tansiyonu olan Yıldırım’a bugün İstanbul Üniversitesi’nde anjiyo yapıldı.

Gözaltında bulunan Fenerbahçe Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu da rahatsızlanması üzerine hastaneye sevk edildi.

Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Mosturoğlu, emniyette rahatsızlanması üzerine İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildi.

Mosturoğlu’nun burada sağlık ekipleri tarafından muayene edildiği öğrenildi.
(Anadolu Ajansı) [2845278]

Lübnan Tezkeresine CHP’siz Onay

Lübnan’da BM kapsamında görev yapan Türk askerinin görev süresi 1 yıl daha uzatıldı.
Lübnan’daki BM Geçici Görev Gücü bünyesinde yer alan TSK unsurlarının görev süresinin 1 yıl daha uzatılmasını öngören başbakanlık teskeresi Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi.

Tezkere için yapılan oylamada yemin etmeyen CHP, Meclis Başkanlığı seçiminde olduğu gibi yine oy vermedi.

Ankara bünyesinde yer alan TSK unsurlarının görev süresinin 1 yıl daha uzatılmasını öngören başbakanlık teskeresi Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi.

Yemin krizinin gölgesinde toplanan Meclis Genel Kurulu’nda, Lübnan’daki UNIFIL bünyesinde yer alan TSK unsurlarının görev süresinin 5 Eylül 2011′den itibaren bir yıl daha uzatılmasını öngören Başbakanlık teskeresi görüşüldü. Çiçek’in Meclis Başkanı olarak ilk kez yönettiği Genel Kurul’da, teskere üzerinde ilk sözü ise hükümet adına Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül aldı. Gönül, terör saldırılarında şehit olan 2 uzman çavuşa Allah’tan rahmet dileyerek sözlerine başladı.

Teskere hakkında bilgi veren Gönül, Türkiye’nin Ortadoğu’da olanlara kayıtsız kalamayacağını belirtti. Gönül, “Türkiye, Ortadoğu’daki sorunların diyalog ve uzlaşı yoluyla çözülmesine öncelik veriyor, çatışma yerine dayanışma ve işbirliği kültürünün hakim kılınmasını amaçlıyor. Ülkemiz bu yükümlülüklerini gerek tek başına bir güç olarak gerekse mensubu olduğu uluslararası kuruluşlar aracılığıyla barışçıl, ilkeli ve etkin bir dış güvelik politikası izlemek suretiyle yerine getirme gayret ve çabası içerisinde hareket etmektedir” dedi.

-”LÜBNAN KİLİT MEVKİDE”-

UNIFIL’in görev yaptığı Lübnan’ın tüm bölgenin istikrarı için kilit mevkide bir ülke olduğuna işaret eden Gönül, Türkiye’nin, Lübnan’da barışın tesisi ve sürdürülmesi amacıyla, BM Güvenlik Konseyi’nin aldığı karar doğrultusunda uluslararası güvenlik gücü oluşturulması çalışmalarında aktif rol oynadığını söyledi. Gönül, UNIFIL’de farklı ülkelerden binlerce personelin görev yaptığını kaydeden Bakan Gönül, Türkiye’nin bölgeye yardımlarının askeri gücün çalışmalarıyla da sınırlı olmadığını ifade etti. Gönül, “Sorunlara zaman içerisinde diyalog ile kalıcı çözüm bulunabilmesi için UNIFIL’in katkısıyla sağlanan istikrar ortamının sürdürülmesi gerekmektedir. Bu husus sadece Lübnan için değil bölge açısından da büyük önem taşımaktadır” dedi.

-ŞANDIR: KRİZİN TARAFLARINI SAĞDUYULU OLMAYA DAVET EDİYORUZ-

Teskere üzerinde MHP grubu adına söz alan Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ise 24′ncü yasama dönemine sıkıntılı bir başlangıç yaptıklarını belirterek Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in boykot ve yemin krizini en kısa sürede herkesin katılımı ve katkısını sağlayarak çözmesini beklediklerini söyledi. Şandır, “Çünkü TBMM’nin sorun çözücü, güvenilir, itibarlı görüntüsünü yeniden kazanabilmek için bu sorunu başlarken aşabilmek gibi bir mecburiyetimiz var. MHP olarak, bu krize neden olan veya bu krizin tarafları olan herkesi, bu konuda sağduyulu ve sorumlu olmaya davet ediyoruz” diye konuştu. Şandır, teskere konusunda ise Lübnan konusunda gösterilen duyarlılığın Suriye için de gösterilmesi gerektiğini dile getirdi.

-”TÜRKİYE’NİN AKTİF ROL ALMASI ÖNEM TAŞIYOR”-

Genel Kurul’da AKP grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır, Lübnan’ın genel anlamda Ortadoğu bölgesinin geleceğine ilişkin mücadelenin bir parçası olduğunu vurguladı. Bozkır “Türkiye’nin Lübnan’daki varlığı da bütün bu gelişmelerden etkilenecektir. Bölgesel barış ve istikrarın sağlanması konusunda, şartlar elverdiğinde, tarihsel, bölgesel ve kültürel derinliğiyle Türkiye’nin öncelikle kendi çıkarlarını göz önünde bulundurarak aktif rol alması önem taşıyor.

Türkiye gibi bölgesel güç olan bir devlet, kendisine bu kadar yakın coğrafyaya sırtını çeviremez. Bölgemizdeki mevcut ortamda UNIFIL’e katılımımızın sürdürülmesi, hem tutarlı bir dış politika, hem ülkemizin bölgedeki etkinliğinin devamı için önemlidir” diye konuştu. Genel Kurul’da AKP Karaman Milletvekili Lütfi Elvan ve şahsı adına konuşan Aksaray Milletvekili Ali Rıza Alaboyun’un konuşmalarının ardından teskere kabul edildi.
(Ankara Haber Ajansı) [2845240]

Yolcu Otobüsü Şarampole Yuvarlandı!

Zonguldak-Ereğli karayolunda, bir yolcu midibüsünün uçuruma yuvarlanması sonucu çok sayıda kişi yaralandı.
Edinilen ilk bilgilere göre, Ereğli ilçesinden Zonguldak’a gelmekte olan yolcu midibüsü, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) Tıp Fakültesi Hastanesine yolcu bırakmasının ardından hastane kavşağında uçuruma yuvarlandı.

Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine çok sayıda ambulans, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi.

İlk belirlemeletre göre 4′ü ağır olmak üzere 28 kişi yaralandı. Yaralılar, çevredeki hastranelere kaldırıldı.

Yaralılar, ZKÜ Tıp Fakültesi Hastanesine sevk ediliyor.

Ekiplerin kurtarma çalışmaları sürdürülüyor.
(Anadolu Ajansı) [2845183]

Fenerbahçe’ye Mahkemeden Şok Karar!

Fenerbahçe’nin, futbolda şike iddialarına yönelik soruşturmaya ilişkin yayın yasağı talebiyle ilgili karar çıktı.
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Fenerbahçe Spor Kulübünün, futbolda şike iddialarına yönelik soruşturmaya ilişkin yayın yasağı getirilmesi talebini reddetti.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Fenerbahçe Spor Kulübü avukatlarının,

“CMK’nın 157. maddesinde düzenlenen ‘soruşturmanın gizliliği’, Basın Kanunu’nun 3. maddesinde yer alan ‘başkalarının şöhret ve haklarının korunması’, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla, TCK’nın 288. maddesinde düzenlenen ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs eden’ yayınların yasaklanması” talebiyle yaptığı başvuruyu değerlendirdi.

Kararında basın özgürlüğüne vurgu yapan mahkeme, dosyada zaten kısıtlama kararının bulunması ve gizliliğin ihlalinin cezai yaptırıma bağlanmış olmasını gerekçe göstererek, talebi reddetti. – İSTANBUL
(Anadolu Ajansı) [2844726]

Federasyon Soruşturmayı Beklemeyecek

Şike soruşturmasıyla ilgili bilgi almak için adliyeye gelen Federasyon Başkanı Aydınlar’dan önemli açıklama…
Türkiye Futbol Feredasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Ali Aydınlar ve TFF Başkanvekilleri Lutfi Arıboğan ve Göksel Gümüşdağ ile Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Egemenoğlu, Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesine gelerek savcılık katına çıktı.

TFF Başkanı Aydınlar soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı Mehmet Berk ile görüştü.

Savcı Mehmet Berk ile yaklaşık 45 dakika görüşen Mehmet Ali Aydınlar, adliye çıkışında basın mensuplarına kısa bir açıklama yaptı.

Aydınlar, ”Savcı beyle görüştük. Soruşturma hakkında bilgi aldık. Birlikte takip edeceğiz. Şu anda söyleyeceğimiz başka bir şey yok” dedi.

Basın mensuplarının, ”15 Temmuz’a kadar UEFA’ya Şampiyonlar ligi ön elemelerinde oynayacak takımın isminin bildirilmesi gerekiyor. 15 Temmuz’a kadar bir karar verecek misiniz?” şeklindeki sorusuna Aydınlar, ”Zamanın farkındayız. Zaman darlığı var. Bu süreyi iyi değerlendireceğiz. Bu takvime uyacağız diyebilirim” yanıtını verdi.

Savcılıktan herhangi bir belge almadıklarını belirten Aydınlar, 15 Temmuz’a kadar mümkünse karar çıkacağını ifade etti.

”TFF’nin tutumu nasıl olacak. Soruşturma bitmeden bir karar verilecek mi?” sorusunu da Aydınlar, ”Soruşturmanın bitmesi çok uzun sürebilir. Dolayısıyla biz delillere göre hareket etmek zorundayız. Ama şu anda bu kadar konuşalım. Daha sonra yine konuşuruz” şeklinde cevapladı.

Aydınlar, adliyeden ayrıldıktan sonra Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gitti.

Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ı ziyaret eden Aydınlar, soruşturmayla ilgili bilgi aldı.
(Cihan Haber Ajansı) [2844594]

Askeri Araç Kaza Yaptı: 8 Asker Yaralı

Hakkari’nin Yüksekova ilçesi çıkışında askeri konvoydaki bir araç takla atarak devrildi.
Hakkari’nin Yüksekova ilçesi çıkışında askeri konvoydaki bir araç takla atarak devrildi. Zırhlı taşıyıcı aracın devrilmesi sonucu ilk belirlemelere göre 1′i ağır 8 asker yaralandı.

Kaza öğle saatlerinde Yüksekova-Şemdinli kara yolu 9. kilometresinde meydana geldi. Asker taşıyan konvoydaki bir araç takla atarak devrildi. Meydana gelen kazada 1′i ağır 8 asker yaralandı.

Olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi. Yaralılar Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Askerlerden birinin durumunun ağır, diğerlerinin iyi olduğu belirtildi.
(Cihan Haber Ajansı) [2844519]

Başbakan’a “Boykot” Resti

Kemal Kılıçdaroğlu, yemin boykotu konusundaki tavırlarını sürdüreceklerini söyledi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçmenin oyuna, milli iradeye ve hukukun üstünlüğüne saygı nedeniyle yemin etmediklerini belirterek, “İnsanlık tarihi, demokrasi, insan hakları ve özgürlük yolunda bedel ödeyenlerle doludur. O bedel ödeyenlerin sayesinde kazanımlar elde edilmiştir. Biz Türkiye’de evrensel hukukun, demokrasinin, insan haklarının, seçmen ve seçilme hakkının eksiksiz uygulanması için her bedeli ödemeye hazırız” dedi.

-”HER BEDELİ ÖDEMEYE HAZIRIZ, TEHDİDE VE ŞANTAJA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında neden yemin etmediklerinin gerekçesini anlattı. CHP Genel Başkanı, şöyle dedi:

“İnsanlık tarihi, demokrasi, insan hakları ve özgürlük yolunda bedel ödeyenlerle doludur. O bedel ödeyenlerin sayesinde kazanımlar elde edilmiştir. Biz Türkiye’de evrensel hukukun, demokrasinin, insan haklarının, seçmen ve seçilme hakkının eksiksiz uygulanması için her bedeli ödemeye hazırız.

Tehdide ve şantaja asla ve asla boyun eğmeyeceğiz. Biz ve bu demokrasi mücadelesi veriyoruz. İnsan hakları mücadelesi veriyoruz. Seçme ve seçilme hakkının önündeki engellerin kaldırılması mücadelesi veriyoruz. Biz bir demokrasi mücadelesi veriyoruz, milli irade mücadelesi veriyoruz. Biz baskıcı bir rejimi değil, özgürlüğün olduğu bir demokrasiyi savunuyoruz. Biz tek adamın egemen olduğu bir Türkiye değil, yurttaşların egemen olduğu bir Türkiye savunuyoruz. “
(Cihan Haber Ajansı) [2844510]

Türkiye Anayasası Arapça’ya Çevrildi

Türkiye Anayasası, Mısır anayasa çalışmalarında faydalanılmak üzere Arapçaya çevrildi.
Türkiye Anayasası, Mısır anayasa çalışmalarında faydalanılmak üzere Mısır Kültür Bakanlığı bünyesinde oluşturulan bir kurul tarafından Arapçaya çevrildi.

Hukukçular, dil uzmanları, bilimadamları ve uzmanlardan oluşan kurul, 1982 Anayasasını 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan halk olaması sonucunda gerçekleşen değişiklikler ile tam metin halinde Arapçaya çevirdi.

Mısır Kültür Bakanlığı Kamu Vakfı ise Arapçaya çevrilen Türkiye Anayasası’nın geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlamak amacı ile hukukçular, bilimadamları, kanaat önderleri ve basın mensuplarının katılımı ile bir sempozyum düzenledi.

Mısır Dış İlişkiler Konseyi Üyesi Büyükelçi Muhammed El Tahtavi’nin başkanlığında düzenlenen sempozyuma, Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı ve Mısır’ın ilk kadın yargıcı Tahani El Gebali’nin yanı sıra bir çok siyaset uzmanı ve Türkiye’deki gelişmeleri takip eden Mısırlı gazeteciler konuşmacı olarak katıldı.

1982 Anayasası’nın bugüne kadar geçirdiği evrim ve son yapılan halk oylaması ile sağlanan gelişmelerin tartışıldığı sempozyumda, Mısırlı konuşmacılar, Türk Anayasası’nın temelinin İkinci Meşrutiyet’e dayandığını, 20. yüzyıl içinde Türk ve Mısır anayasa oluşumlarının, karşılıklı olarak etkileşim içinde bulunduğunu anlattılar.

Mısırlı konuşmacıların tamamı, Türkiye’nin laiklik tecrübesine vurgu yaparak, Mısır’da toplumun tüm katmanlarında, Türkiye’nin laiklik tecrübesinin her zamankinden daha fazla ilgi çektiğine işaret ettiler.

Türkiye ile Mısır’ın rakip olmadığını belirten Mısırlı hukukçular, Türk hukuk adamlarının Mısır anayasa çalışmalarına katkı sağlamayı istemeleri durumunda kendilerinin buna açık olduğunu bildirdiler.

Bazı konuşmacılar ise Türk demokrasi deneyiminin, İslam ile moderniteyi bir arada yaşatan canlı bir örnek olduğunu ifade ettiler.

Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Botsalı, Türkiye’nin Mısır için bir model olmadığını fakat bazı sorunların çözüm arayışında ilham kaynağı olabileceğini ve mukayeseli bazı problemlerin çözülmesinde Mısır’a çözüm anahtarı sunabileceğini kaydetti.

Türkiye ile Mısır’ın birbirlerine ihtiyaçları bulunduğunu belirten Botsalı, bilgi ve tecrübe paylaşımı konusunda Türkiye’nin Mısır için her türlü desteği vermeye hazır olduğunu anlattı.

Botsalı, Mısır’ın bu kritik dönemde başarısız olma gibi bir lüksü olmadığını sözlerine ekledi. – KAHİRE
(Anadolu Ajansı) [2844476]

Şike Komisyonu’na Verilen İlginç İfadeler

2005 yılında Meclis Şike Komisyonu’na verilen ilginç ifadeler ortaya çıktı.
Futbolda yaşanan şike operasyonlarının temelinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan araştırma komisyonunda atıldığı ortaya çıktı. 2005 yılında AK Parti Ankara Milletvekili Haluk İpek’in başkanlığını yaptığı komisyon, kamu kuruluşları, kulüpler, yazar ve antrenörler dahil toplam 107 kişi ve kuruluşa mektup gönderdi.

“Şike ve şiddet konusunda ne biliyorsunuz?” diye soran komisyona verilen cevaplarda şikeyle ilgili ilginç detaylar yer aldı. Hakemlerin verdiği ifadelerde “Şike sigara dumanı gibidir. Görürsünüz, kokusunu alırsınız; ama hiç bir zaman yakalayamazsınız. ” deniliyor.

Meclis araştırma komisyonuna çağrılan isimler arasında yer alan ve son operasyonda gözaltına alınan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, giriş ve çıkışlarda sorulara cevap vermedi.

Cevap verenler ise ‘Bu konuda bir şey bilmiyoruz. ‘ demekle yetindi. Futbol camiasının önde gelen isimleri, Türkiye’de şikenin yapıldığı ve teşvik priminin bazı kulüpler tarafından verildiği fikri üzerinde uzlaştı.

Meclis araştırma komisyonuna verilen ifadelerde şikeyi kim, nerede, ne zaman yaptı, teşvik primini kimin verdiğine ilişkin net bilgiler vermekten kaçındı.

Komisyon, tartışmalı maçlarda görev yapan eski hakemleri dinlerken, şike ve teşvik priminin ilginç bir tanımıyla karşılaştı. Farklı saatlerde Meclis’e gelen hakemlerin hepsinin “Şike sigara dumanı gibidir. Görürsünüz, kokusunu alırsınız; ama hiçbir zaman yakalayamazsınız!” tarifini yapması vekillerin dikkatini çekti.

HAKEME PAKET İÇİNDE ALTIN

Bir hakem, maç öncesi kendine paket içinde altın gönderildiğini söyledi. Altını kimin gönderdiğini hatırlayamadığını belirten hakeme ısrarlı sorular yönelten Komisyona söz konusu hakem “Beni buraya sorgulamaya mı çağırdınız” tepkisini gösterdi. Komisyon, çalışmalarının sonunda rapora yansıyacak önemli bilgi ve belgelere ulaştı.

KOMİSYONDA VE SONRASINDA KİM, NE DEDİ?

(01 Mart) Erman Toroğlu: Musluklarla uğraşmak yerine vanaları kesmek gerek. Toplantıda, devletin futboldaki sorunları çözmeyi istediğini gördüm. Ancak maalesef bir noktaya gelince tıkanıyoruz.

Mesela, Ahmet Çakar’ı vuran şahsı henüz bulamadık. Şike ve teşvik, sigara dumanına benzer. Bilirsiniz ama yakalayamazsınız. Bu işleri yapanlar, sonuçta kendilerini nasıl kurtaracaklarını da düşünmüşlerdir. Kendilerini akıllı, karşıdakileri aptal görürler. Buna adı karışanları asmak lazım.

(1 Mart) Ahmet Çakar: Görev yaptığım dönemde teşvik primine şahit olmadım. Zaten hakemler bu tür primlere uzak olur. Futbolda şike ve teşvik primi, hukuki olarak kanıtlaması zor bir durum.

Örneğin son olarak Cafer Aydın’ın açıklamaları sonrası yaşanan tartışmalar, bu futbolcunun geri adım atması nedeniyle kapandı. Fakat Cafer neden yalan söylesin, sonra neden geri adım atsın bunu bilemiyoruz.

(03 Mart) Bülent Yavuz: Meclis’in teşvik ve şike ile ilgili girişimi memnuniyet verici. Yalnız, somut şeylere dayanmayan durumlarda yapılacak bir şey olmaz.

(10 Mart) Ankaragücü Başkanı Cemal Aydın: Cafer Aydın’ın iddiaları gerçeği yansıtmıyor. Ankaragücü çatısı altında böyle şeylerin yaşanması mümkün değil. Türk futbolunda şike ve teşvik priminin var olduğu söyleniyor ama bir türlü ispat edilemiyor. Teşvik iddiaları ancak verenle alan bulunarak ispatlanabilir.

(10 Mart) Ersun Yanal: Sorulan soruları içtenlikle cevaplandırdık. Ben teşvik primi dağıtmadım.

(11 Mart) Cafer Aydın: Yanlış anlaşıldım. Can güvenliğim yok.

(22 Mart) FB Başkanı Aziz Yıldırım: (Yıldırım, girişte ve çıkışta herhangi bir açıklama yapmadı. )

(23 Mart) Konyaspor Başkanı Ahmet Şan: Yaşadığımız olaylar ve kanılarım doğrultusunda komisyona bilgi verdim.

(23 Mart) Malatyaspor Başkanı Hikmet Tanrıverdi: 1991′de Malatyaspor, bir şike sonucunda düşmüştü. Belgelenen ilk şike olayından sonra Malatyaspor’un mahkemeden vazgeçmesi için o zamanın parasıyla Malatyaspor’a 4 milyar verilmişti.

Şike yapan takım da düşürülmemişti. Komisyon bu kayıtları incelemeli. Umarım Türk futbolunda beyaz bir sayfa açılır ve bir daha şike ve teşvik iddialarını konuşmayız.

(23 Mart) Denizlispor Başkanı Zafer Katrancı: Başkanlığım döneminde şikeyle ilgili bir olay kesinlikle söz konusu olmadı.

(23 Mart) Gaziantepspor Başkanı Celal Doğan: Futbol sektörü çok kötü bir noktaya geldi. Futbol sahaları şiddetin icra edildiği noktalar haline geldi. Statlar, şiddeti üreten yerler değil, tetikleyen yerlerdir. Çok geç kalmadan müdahale etmek gerekir.

Komisyon, sadece spesifik olaylara takılıp kalır ve sadece görev yapma anlayışıyla bir rapor hazırlarsa bir fayda gelmez. 14 yıldır bu işin içindeyim. İnanarak söylüyorum, bizim kapımıza bir tek talep gelmemiştir.

(24 Mart) GS Başkanı Özhan Canaydın: Gereken tüm sorulara cevap verdim.

(24 Mart) Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav: Komisyonun tüm kulüpleri ve sıkıntılarını dinlemesi futbol açısından çok yararlı olacaktır.

(24 Mart) Sakaryaspor Başkanı Selahattin Aydın: Bildiğim her şeyi üyelere aktardım.

(24 Mart) A. Sebat Başkanı Veli Sezgin: Ligin en saf ve en temiz takımıyız. Her kulüp başkanı gibi komisyona bildiklerimi anlattım. Komisyonun Türk futboluna büyük katkısı olacaktır.

(29 Mart) BJK Başkanı Yıldırım Demirören: Türk futbolundaki yanlışları ve ileriye dönük yapılması gerekenleri görüştük. Komisyona en son çağrılması gereken kulübün Beşiktaş olması gerekiyor. Beşiktaş’ın şampiyonluğu geçen yıl nasıl kaçırdığının araştırılması gerekir ve bunu rica ediyorum.

(30 Mart) Yılmaz Vural: Daha somut adımların atılması lazım. Bu olayların ortaya çıkış sebebi de kulüpler arasındaki ekonomik dengesizliktir. Şayet ekonomik dengeyi sağlayamazsak bu tür söylemlerin sonunu getiremeyiz. Devleti bu işlerle meşgul etmemek lazım. Bizler buraya gelmeden birçok kurum olmalıydı. Bizler bu şikayet ve ifadelerimizi onlara anlatmalıydık.

(30 Mart) Ç. Rize Başkanı Ekrem Cengiz: Bildiğim her şeyi açık yüreklilikle anlattım. Dikkate alınırsa bazı olaylar açığa çıkarılıp çözülebilir.

(31 Mart) Haluk Ulusoy: Bildiklerimi anlattım. Ayrıca bir de isteğim oldu. Futbolda şike de teşvik de var deniliyor. Bununla ilgili olarak yönetmeliklerde zaman aşımı var. Şikede 1 yıl, teşvikte ise 2 yıl süreyle araştırma yapılabiliyor. Ben bu zaman aşımının kaldırılması gerektiğini anlattım.

(31 Mart) Ali Şen: İnsanlar birtakım iddialarda bulunuyor. İddiada bulunanların isim vermesi lazım. İsim vermiyorsa yalan söylüyorlardır. Buraya gelirken herkese sordum. Havaalanında görevlilere sordum, polislere sordum. Herkes şike yapıldığı inancında. Ancak şu unutulmamalı, hayatta ne varsa futbolda da var. Ben hiç şike yapmadım. Maç satmak insanın karısını satmasıyla eşdeğerdedir.

(05 Nisan) Şenes Erzik: Teşvik priminin şikeden farkı yoktur. Türk futbolunun çağdaş seviyeye ulaşabilmesi için UEFA kriterlerine kulüpler uymalı.

(05 Nisan) Levent Bıçakcı: Futbol Federasyonu’nun çalışmalarıyla ilgili bilgi verdim.
(Cihan Haber Ajansı) [2844458]